15 Mayıs 2018 Salı

SEVDALİNKA

Bu güzel ,gönül okşayan müzik balkanlardan ;boşnak kardeşlerimizden geliyor .Bosna geleneksel müziği ,Çeşitli balkan ezgilerinin karışımıdır .Bu karışımın en meşhur örnekleri de aşk şarkısı "Sevdalinka "dır .Oldukça da güzel bir karışımdır .İlk gençliğimden beri severek dinler ,dinledikçe  de o diyarlara gidebilmenin hayalini kurardım . Hala kısmet olmadı ,müzikleriyle hayal diyarlarına gidebilmek kaldı bana da .
      Avusturya -Macaristan yönetimi sırasında Boşnaklar ; Klarnet svireda (kavala benzer ) , Gajda ,Tulum ,Diple ,Ağız mızıkası veya Armonika kullanmışlardır.
Türkiyedeki Boşnaklar ise en çok "akordeon ve gusta'yı " kullanmaktadırlar . Gusta ,tek telli ve uzun saplı bir çalgıdır . Ağaç oyularak çalgının gövde ve sapı birlikte yapılmıştır .Şekli armudi yaprak biçimindedir . Türkiye' ye yerleşen boşnakların diğer çalgısı "Akordeon " ise   yüzyıldır bu topraklarda kullanılmaktadır .
Piyano tuşlu olanına "Armonika yada Harmonika " denir .Düğmeli olanına ise "Dugmereta " denir . 


Bosna'daki  "sevdah kelimesi ,Türk dilinde aşkın ıstırabını ifade ediyor .Benim de dinlediğim ezgilerde en çok hissettiğim duygu bu " Aşk acısı " .Bu şarkılarda bir türlü kavuşamamak var ,karşılıksız aşk var , dinleyene çok net yansıtılan duygular .
"Sevdah " kelimesinin kökü ise arapça da "sawdah" kelimesinde bulunup " siyah safra"anlamına gelir. Aşk acısını ,hüznü melankoliyi anlatır .İnsanın aşk acısına dayanamadığı noktada ölümle eşit olan aşk sarhoşluğunun içinde kaybolan bir aşk duygusuymuş .
Sevdalinkalarda geçen " avlu ,çardaklı bahçe ,aşık penceresi ,ahşap oymalı kapılar " sevdalinka'nın alt yapısını oluşturan çok kültürlü .çok kimlikli bir kentli yaşam biçimini de anlatıyor.
Orta ağır tempoda giden ve yoğun duygusal melodik hatlara sahip ,genellikle  "hicaz " ya da "kürdi " gibi makamsal dizilerin bolca kullanıldığı ve melankoli duygusunun hakim olduğu sevdalinka'nın bilinen ilk örneğinin "Bolest muje carevica olduğu söyleniyor .
Boşnak kültürünün ayrılmaz bir parçası olmakla birlikte , Hırvatistan , Makedonya ,Karadağ  ve Sırbistan dahil olmak üzere eski yugoslavya bölgesinde yayılarak sahiplenilmiştir.
Bir çalgıyla beraber söylenmesi , hece vezninin kullanılması ,Aşk ,kadın gibi konuların işlenmesi bakımından türküler ve sevdalinkalar benzerlik gösterir .Bu benzerliklerin ;anadolu kökenli saz şairlerinin balkanları dolaşıp saz çalıp türkü söylemelerinin etkisiyle olduğunu söyleyebiliriz..Bu iki türde de  Sevgili tipinin ortak özellikleri bulunur. Sevdalinkalar aşk şarkıları olduğu için kadın ve kadının fiziksel özellikleri ,gözleri ve dudakları ,saçlarının tasviri geniş yer tutar .Özellikle sevdalinkalarda sevgili " Dilber " olarak nitelendirilir .
Bizim türkülerimizde de önemli bir yer tutan "bülbül" motifi sevdalinkalar ve türkülerin ortak yanlarından birisidir.İmkansız aşkın acısını iliklerinize kadar yaşatan bu şarkılar ,aynı zamanda ruhunuzu doyuracak bir müzikal zenginliğe sahip .Gerçekten çok otantik şarkılar . yazıma gönül telinizi titretecek bir sevdalinka ile son veriyorum  müzik ve sevdayla kalın 

12 Mayıs 2018 Cumartesi

UYGUR HALK MÜZİĞİ

              ORTA ASYA TÜRK TOPLULUKLARI 

UYGUR HALK MÜZİĞİ  KÜLTÜRÜ

Merhaba  günlerdir öğrencilerime verdiğim ödevlerden ötürü orta asya türklerinin müzik kültürlerini araştırıyorum .Oldukça ayrıntılı araştırma sonuçlarını sadeleştirerek biraz olsun açıklamak istedim.
Öncelikle uygur halk çalgılarından biraz bahsedelim. Uygurlar için müzik hayatlarının vazgeçilmez bir öğesidir .Hemen hemen tüm evlerde bir iki tane halk çalgısı bulunur .Telli ,yaylı ,üflemeli ve vurmalılar olarak onlarca çalgı mevcuttur.
Telli çalgılar arasında; tembur, revap, dutar ve kalun,
    Yaylı çalgılar arasında; ecek, hoştar, satar,
    Üflemeli çalgılar arasında; zurna, ney, miskal ve balaman,
    Vurmalı çalgılar arasında da def, nağra, taş vb. bir kaç tanesini sayabiliriz .
vurmalılar arasından "nağra" bir zamanlar savaş davulu olarak kullanılmış .Zaten genel olarak türk kültüründe ve devletlerinde davul ve türevleri her daim savaş meydanlarında yerini almıştır Selçuklulular daha devlet kurulmadan önce  1305 te gaznelilerle yaptıkları savaşlarda "davul" ve "nakkare" kullanmışlardır. Osmanlı'da zaten "mehteran bandosu" malumunuz .


Yazılı kaynaklara göre uygurların bilinen en eski müzik örnekleri günümüzden 6 bin ila 8 bin yıl öncesine dayanır .Uygurlarda müzikli eğlencelere "meşrep " adı verilir. Sincan'ın  Dolan bölgesinde yaşayan halk yediden yetmişe büyük küçük ,genç yaşlı ,kadın erkek hep beraber Dolan meşrebine katılmaktadır .İli bölgesindeki "ottuz oğul meşrebi"nde genellikle birbirini yakından tanıyan ,samimi erkek akran grupları bulunur .Bu meşrebe kadınlar kesinlikle katılamaz . 
Uygur müziğinin en prestijli ve en iyi bilinen türü makamdır .
Dolanlara özgü "Dolan makamı" vardır .Dolan makamı ; Zilbayavan ,Uzhal ,Rak ,Muşaverek ,Bombayavan ,Cula ,Simbayavan ,Dogamet ve Hurekbayavan olmak üzere dokuz çeşitten oluşur.
Makamın yanı sıra uygurlar şarkılı epik hikayelerinin (destan) ve öyküsel şarkıların (koşuk ,lopar,aytış ve meddi name) ,dans müzik süitlerinin (sanem),enstrumental müziğin sufi törenleriyle ilgili müzikal türlerin ve daha çok dünyadaki çile ile hüsran dolu ,aşkın azabı konulu halk şarkılarının geniş repertuarının popüler geleneklerini de korumuştur.


Güney vaha kentleri Hotan ve Kaşgar 'ın müziksel gelenekleri Buhara ve Semerkant'in orta asya gelenekleriyle yakından ilişkiliyken ;Doğu vaha kentlerinden Kumul müziği ;Kuzeybatı çin müziğiyle daha yakından ilişkilidir.
Bugüne kadar bölgenin vaha kentlerinden her biri kendi sesini ve repertuarını korumuştur .
Uygur araştırmacılar ,müziklerinin kökenini çin'in kuzeyinde yaşayan çin hanedanının en eski vakayinamelerinde bahsedilen "Di" halkına ve M.Ö 11.yy  'a dayandırmaktadırlar .


11 Mayıs 2018 Cuma

UFUK BEYDEMİR

merhaba 
yaklaşık  altı ay önce SOFAR SOUNDS ' u keşfettim .Evlerde az kişiyle samimi bir ortamda yapılan mini konserler çok hoşuma gitti .Oldum olası akustik müziği çok severim zaten . Yepyeni ,gün yüzü görmemiş şarkılar kadar ,sevilen şarkıların coverlanmış halleri  de dinlenmeye değer . Videolar arasında gezinirken Ufuk Beydemir 2in  " Ay tenli kadın" şarkısına  denk geldim .Girişteki solo ; zaten santuru çok sevdiğim için  ilk dakikasında aldı götürdü beni . Son zamanlarda dinlediğim en iyi tanınmamış şarkıydı . Vokal tarzından müzikal altyapısına kadar çok güzeldi . Cem karaca hayranlığının vokal tarzında kendine özgünlüğünü etkilememiş olması takdir edilecek bir şey . 70'lerin tarzını çok sevmesi  de bende o tarzda gelecek bir retro albüm beklentisi yarattı .Umarım beklentim boşa çıkmaz .Şahsen duyguların ,müzikal amatörlüğün henüz yok olmadığı o dönemleri çok ama çok seviyorum . Yeniden plaklar piyasaya sürülmeye başlansa çok sevineceğim muhakkak .

  Ufuk Beydemirin  23 mart 2018 ' de yayınladığı  "Sevda gibi " albümünü dinlemenizi tavsiye ederim ;ancak albümdeki  "ay tenli kadın" yorumu bende biraz hayal kırıklığı yarattı .Şarkıya büyüsünü veren santur yorumu albümde yoktu ne yazık ki bu da şarkıyı sıradanlaştırmış . Albümle henüz pek alışamadık birbirimize ama genele baktığımda sürekli beste yapan ,üreten bu genç adamın başarılı olmasını diliyorum . 
                Gelecek bölümlerde sofar sounds mevzusuna tekrar döneceğim .Ayrıntılı araştırmayı istediğim bir konu.  Müziğin gittikçe elektronik hale geldiği günümüzde ben biraz eski kafalı düşünüyorum sanırım ama ; samimi duyguları abartısız yansıtan ,popülerite kaygısının kalitelerini etkilemesine izin vermeyen -ki bazı hallerde popülerite olgusundan tamamen uzak durmaya çalışan müzisyenler de var - , farklı çalgıları farklı soundları denemekten usanmayan müzisyenleri daha çok desteklememiz gerektiğini düşünüyorum 
     Gelecek yazımızda görüşmek üzere